Eskiden mahallemizde oturmuş olan yaşlı bir çift vardı. Onlara gittiğimizde hem garipser, hem de çok eğlenirdim. Bayramlarda bizim evimizde çikolata ve badem şekeri karıştırılarak ikram edilirdi. Ama Onlar yalnızca badem şekeri ikram ederlerdi. Düşünsenize, bir şekerlik dolusu badem şekeri... Tabii biz, annemizin tembihlediği gibi bir tane alır ve teşekkür ederdik. Ama onlar şekerliği avuçlamamız için israr ederlerdi :) Evet bir çocuk için şekerlik avuçlamak harika bir şey değil mi? Taneyle badem şekeri mi yenirmiş, avuçlayın bakayım derlerdi :)) Ne zaman badem şekeri görsem aklıma Nihat Bey Amca, İffet Hanım Teyze, çocukluğum ve çocukluğun masumluğu gelir. Aslında badem şekeri de en az çocuklar kadar masum değil mi? Bembeyaz, saf, temiz... İşte aklıma bunlar gelince, yazıya dökmek istedim...
Bu arada ne mi yapıyorum? Bayramdan önce birkaç gün Alanya tarafına kaçtık. Hazır kayınvalidem eltimdeyken tatil işimizi halledelim diye düşündük. Bu tatile çok ihtiyacım vardı ve bir daha fırsatımız olmayabilirdi. Orada mümkün olduğunca internetten, telefondan uzak kalıp, televizyonu asla açmadan zihnimizi boşaltıp, dinlenmeye çalıştık. Ama tabii terör yine boş durmamış. Canımız çok sıkıldı...Bol bol yüzüp, kitap okuyarak geçirdim zamanımı. Tazelenmiş ve dinlenmiş olarak döndüm. Döner dönmez de sorumluluklarım kaldığı yerden devam etmeye başladı. Her ayın birinde, kayınvalidemi diğer kardeşin almasında karar kılındı. Böylece kimse yıpranmayacak diye umuyoruz.
Bayrama gelecek olursak; gidilecek yerlere gidildi, büyüklerin eli öpüldü. Gelen misafirler ağırlandı. Bizim gidecek yerlerimiz bitti. Şu ana kadar gelen de olmadı. Ben de sabahtan beri balkondayım. Çay ve örgü keyfi yapıyorum. Fırsat bulduğumda da kitap okuyorum. Eh, benden bu kadar. Umarım sizin Bayramınız da güzel geçiyordur. Badem şekeri gibi masum günler diliyorum...
Share This :

comment 0 yorum
more_vert