Bugün 3 yazımla sizleri birazcık boğmuş olabilirim.Hatta biraz bıkmış,birazda baymış olabilirsiniz.Ama olsun. 😀 Asıl en değerli yazımı sona bıraktım.Çocuk olunca malum geç bile kalmışım.
Neyse şöyle başlayayım.Ben çok güzel bir aile de büyüdüm.2 tane ablam var ve en küçükleri olarak kazanın dibi anlamını tam manasıyla yaşadım.
Herşeyin en iyisini yedim,en güzelini giydim.Bir dediğimi iki etmediler.Evlenene kadar yemek yapmayı bile bilmezdim. Hatta babam o daha küçük diye çay bile doldurtmazdı.Ve her akşam "ne yapayım sana kızım?" diyen bir anneye sahiptim.
Çocukluğum hep hastalıkla geçti.İğne vurulmadığım günler nadirdir.Taksilerle acil kapısına az koşturmadılar beni.Ve annem az beklemedi baş ucumda.Öyle fasa fiso değil haaa harbi harbi uyumadı.
Bir de fenaydım ki sormayın. Nazımdan geçilmezdi.Birinin bana parmak ucu değmesin.Amanninnn kıyametler kopardı.Annemin eteğinden ayrılmaz,hiç bir şey de yemezdim.Bir karış boyumla türlü türlü huyu olanlardandım işte.Az ağlatmadım kadını.Ama çocuktum.Şimdi bir damlasına bile kıyamıyorum ki.
Biz ailecek birbirimize çok bağlı büyüdük.Hala daha öyleyiz.En geç 2 gün görüşemezsek 3. Gün kapıda biteriz.Her sabah arayıp tekmil veririm anneme.Vermezsem panikler kan ter içinde gelir bilirim.Yapmadığı şey değil.Yani biz ciddi ciddi severiz işte.Adam gibi, kadın gibi yada anne gibi.Her neyse adı.
Ve sen ANNEM.Gözlerimi açtığım da gördüğüm,sevdiğim ilk kadın.Kokundu benim en değerli hazinem."Allah gecinden versin " duasını ezberleten.Ve sensin annem bana anneliği öğreten.Seni çoook ama çoook seviyorum sadece bunu bil istedim...
Share This :


comment 0 yorum
more_vert