Yine bir mimle karşınızdayım. Bir bloggerı tanımanın en iyi yolunun mimler olduğunu düşünüyorum. Ve mim okumayı da yapmayı da çok seviyorum.
Bu sefer ki mimin sahibi sevgili Ece ablam. ( Ece Evren ) Özel olarak isim belirtmemiş. Ancak ben soruları çok beğendiğim ve kendisinide sevdiğim için cevaplamak istedim. Ece ablamın doğamızda var mimini okumak için tık tık.
Buyrun bunlarda benim çatlak patlak cevaplarım ;
1) Hayatınızda olmalarına izin vermek için kişilerde hangi özellikleri ararsınız?
Cevap : Yandan çarklı olmasın. İçi de dışı gibi bir olsun yani. Arkamdan iş çevirmesin ki sırtımı ona dayayabileyim. Güler yüzlü olsun. Ve son olarak da yalandan da yılandan da nefret etsin. 😀
2) Ben ilk bakışta, yada bir iki görüşte anlarım nasıl bir insan olduğunu diyenleriniz varmı ? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz ?
Cevap : İşte o kişi benim. 😀 Bir iki konuşma ve dış görünüşünden %90 kişiliğini anlarım. Ama ön yargılı olmam ve tanımaya devam ederim. Ama tanıdıkça da kalbimde kişileri kategorize ederim. Sevdiklerim - sevmediklerim - Umursamadıklarım diye.
3) Birini sevmeniz için ( sevgili, dost, arkadaş, hepsi ) size sıcak davranması şart mı ?
Cevap : Sıcak davranırsa iletişimimi daha güzel bir şekilde yaparım. Soğuk biriyle kaynaşmak zor olur bilirsiniz. 😄 Ama eğer kalbinin samimi olduğuna inandıysam kendisi mesafelide olsa yinede severim. Kanımın kaynaması önemli yani. 😀
4) Birine iyi bir insan dediğinizde, hangi yönleri bu tespitinizde ağır basar?
Cevap : Mert olucak. Asla kimseye yamuk yapmayacak. Hani seviyorsa sevecek, sevmiyorsa da belli edecek. Ayrıca dürüst olacak. Merhametli olacak. ( En önemli kriterim ) Kimseye zarar vermeyecek. Kısacası tek derdi iyilik olacak.
5) Dokunmak nedir sizce ? İki manasıylada rica etsem.
Cevap : İki şekilde dokunur insan.
1) Kalbine
2) Görünene
Ben yakınlığımı genelde kişilerin kalbine dokunarak kurarım. En önemli sevgi akışının bu olduğuna inanıyorum.
Gerçek anlamda dokunmayı bebeklere yaparım. Ancak büyüklerden çekinirim. Sadece karşımdakini samimi bulursam elimle omuzuna, koluna dokunup iletişim kurabilirim. Ama öyle her dakika yapışık ikiz gibi durabilenlerden değilim. Herkese öyle davrananları da çok samimi bulmam.
6) Fedakar mısınız ?
Cevap : Çooookkkk. Anneme çekmişim galiba. Herkese yapmam sadece yapanlara yaparım. Özellikle annem, babam, ablalarım, yeğenlerim, eşim ve prensesime. Bazen abartı derecesinde bile olurum. Yok ben baktım ona, var benim ya siz yiyin, aa daha geçen gün aldım ben onu gibisinden. Canımın çok istediği birşeyi bile kızım yada sevdiklerim yesin diye ben kendi payımı yedim der yediririm. Hatta elimden gelse siz nefes almaya zahmet etmeyin ben sizin yerinize alıcam bile derim. 😀 Ama dediğim gibi yapana yaparım herkese değil.
7) Birinin size iyiliği dokunsa minnet duygunuz sürer mi ? O iyilik her hangi bir terslikte referans olur mu ? Yoksa ?
Cevap : Bana iyiliği dokunana aşırı minnet duyarım. Yapılan iyiliği asla unutmam. Ve elimden geliyorsa kesinlikle bende o kişiye iyilik yaparım. Ancak daha sonrasın zamanla huyları değişti ve kötü davranmaya başladıysa bende mesafemi koyarım. Benim felsefem yapana yapmaktır. Polyanna gibi yapmayana da yapamam. Seveni severim, sevmeyeni sevmem, gelene koşarım, kaçanı bende iteklerim. 😀 Ve hiç kimsenin kimseye sonsuz minnet duymasını doğru bulmuyorum. Karşınızdaki size zarar veriyorsa yaptığı bir iyilik yüzünden ömür boyu sevilmemeli. Kıymet bilmiyorsa sizde kıymet vermeyeceksiniz ki 'saf' yerine koymasınlar. Kaldı ki sizinde iyiliğiniz ona dokunmuştur. O size minnet duymuyorsa sizde duymama hakkına sahipsiniz.
8) Sevgiyi bir iki cümleyle anlatabilir misiniz ?
Cevap : Sevmek kalbinin sol yanında değil başkasında olmasıdır...
Ay bunlar ne kadar güzel sorulardı. Hepsine ayrı ayrı bayıldım. Ve severek cevapladım. Zekana hayranım Ece ablacım. Eline, yüreğine sağlık...
Mimi yapmak isteyen olursa yapsın. Kişi olarak mimlemip kimseyi zora sokmak istemiyorum. 😄
Share This :


comment 0 yorum
more_vert