22 yaşındayken " yeter bu kadar ev hanımlığı. Bir bakayım bakalım bu millet neden çalışıyormuş ? " diyerek 3 katlı bir mağazanın satış personeli ilanına başvurdum. Daha eve gitmeden arayıp çağırdılar. Ertesi gün işe başladım. Ancak 100 metre ilerideki diğer mağaza kapanacağı için beni oraya verdiler. Bende oraya gelen müşterilere yeni adresi tanıtmak amaçlı bu mağazaya kadar eşlik ediyordum.
Eşimde yeni mağazamızın hemen yan tarafımızdaki bilgisayar programcılığı ile ilgili bir mağazada çalışıyordu. Daha 25 yaşında gencecik delikanlıydı. 😁
Eşim ben müşteri getirip götürürken bana bakıyordu. Ama bende öyle bir tersimdir ki bana bakandan nefret ederim. Böyle dövesim, tuzlu suya batırasım, saçını örüp sonrada topluca yontasım gelir. 😁 ( Son model çin işkencesi. Nereden geliyorsa bu psikopatlık. 😁)
Birde ' Bana bakan herkese bakar' düşüncesi içerisindeydim.
Derken eşim gelip geçerkenle yetinmedi tabi. Mağaza müdürümle samimiyeti arttırdı. Bizim mağazanın sorunu olsa hemen eşim geliyordu. Ben mağazadan çıkarken kapıya koşuyor, mağazanın önüne sandalye çekip geçmemi bekliyordu. Bende nasıl gıcık olduysam o orada oturuyor diye diğer taraftan gizlice eve gidiyordum. 😁
Günlerimi böyle tipik hareketlerle geçirirken bir gün arkadaşımın aklına uyup facebook adresi açtım. Meğer eşimde sürekli arkadaşlarımın adresinden beni kontrol ediyormuş. " Ya hesap açarsa" diye. Kısa bir süre sonra faceme eşimin iş arkadaşından bir mesaj geldi. Meğer çocuk " hamdi abi sizden hoşlanıyor" diyecekmiş. Ama diyemeden lafı ağzına geri iade etmiş bulundum. Öyle bir tersledim ki sormayın. Yazdığına yazacağına bin pişman oldu garibim. 😂 Hemen ardından eşim mesaj gönderdi kusura bakmayın arkadaşım adına vs. Diye. Bende " Çetemisiniz lan siz. Hepiniz bir oldunuz bizim mağazaya mı bulaşıyorsunuz? Ne sandınız bizi. Sakın bir daha bana yazma da bakma da..." diye saydırdım. Eşim bunun üstüne bir daha yazmadı doğal olarak. Ama nerede görse çaktırmadan bana bakıyordu. Bende kafamı tam tersine çeviriyordum yada eğiyordum. ( Huyum kurusun. 😁)
" Başın hep önde giderdin. Ceylan gibide sekerdin. Sana ilk görüşte aşık oldum." diyor bana. Resmen hoplaya zıplaya giderdim işe. ( Aleme deli lazımmış seve seve üstlendim bende bu rolü. 😁)
Neyse eşim benimle uğraşırken bende o zamanlar " aman aman yakışıklı filan istemem. Aldatır be onlar. Çirkin olsun benim olsun." derdim. 😂 ( Dış görünüşe önem vermem zaten.)
Gel zaman git zaman aradan aylar geçmişti. Ben de profilime yeğenimin resmini koymuştum. Daha 3 yaşında falandı. Eşimden o gün hemen msj geldi.
- Sizin küçüklüğünüz mü ? Diye.
Bende
- Sen hala yazıyor musun ? Yazma demedim mi sana ben ? Dedim.
Oda bu msjın üstüne yine bir şey yazmadı tabi. Ama gizli gizli takip etmiş beni eve kadar. Ne yapsam ne etsem de tanışsam diye karalar bağlamış. 😂 Neyse bir gün yine eşim bakarken ben söylene söylene dükkana girdim. Arkadaşlarım da " noldu " dedi. " Şu yandaki herif bakıp bakıp duruyor. Tepeme geldi iyice. " dedim "Kızım çocuk bize bakmıyor. Hatta kafasını bile kaldırmıyor. Bir şans versene demek ki hoşlanmış senden." falan diyorlar ama ben herkesin düşüncesine itimat etmediğimden dinlemedim onları.
3 ay sonra bir msj daha geldi.
- Arkadaş çeyiz alacak da ev tekstili ikinci katta mı ? diye.
Bende akşam ablama dedim. " Abla bu çocuk yine yazmış bana. Bu sefer de şunu bahane etmiş" dedim. Oda " özo bak iyi birine benziyor. Bence bir konuş olmazsa olmaz. " Dedi. Bende ona çok güvenirim. Şıp diye anlar kimin ne olduğunu. Karakter röntgencisi mübarek. 😁
Hemen eşime geri dönüş yaptım.
- " Ben ev tekstili katındayım zaten. Buyrun gelin yardımcı olayım." yazdım. Biz ordan burdan derken bu şekilde konuşmaya başladık. ( 10 aylık serüven bitmiş oldu. 😁) 1 hafta sonra da ailesi beni mağazaya ziyarete geldi. Eşim her akşam beni eve bırakırdı. Sabahlarıda işe beraber giderdik. Evlerimiz çok ters yöndeydi. Benim iş yerimle evim arasında 25 dk vardı. Eşim birde bizim evden kendi evine kadar 20 dk yürürdü. Tam da şarkıda söylenildiği gibi ;
Beraber yürüdük biz bu yollarda
Beraber ıslandık yağan yağmurda... 😁
Ve şöylede bir durum var. Biz normalin aksine birbirimize çok çabuk ısındık. ( Ki ikimizde aşırı utangaç ve çekingeniz. Ama sanki birbirimizi yıllardır tanıyor gibiydik. Şimşek çarptıda farketmedik mi acaba ? 😁)
Hı birde ben öyle yanıma gelipde çıkma teklif edenleri hiç sevmezdim. Edeninkinide hemen reddederdim. Utangaç olsun, yanıma bile yanaşamasın derdim. Eşimle bu ilişkiye başlamamız tam da bu şekilde oldu. Ki eşim o kadar utangaç, sakindir ki nasıl bana öyle baktı kendi de bilmiyor. " Aşık oldum napayım." Diyor. Normalde kafasını bile kaldırıp bakmaz o derece. 😂
Ayrıca hemen aşık da olmam. Felsefeme aykırı bir kerem. 😂 Önce mantığımla doğru kişi mi değil mi diye analiz edip, daha sonra "hakediyorsa" aşık olurum. ( Bir nevi kalbimin yönetmeniyim diyebiliriz. Profesyonellik bunu gerektirir. 😂) Öylede oldu zaten. Ve o gün bu gündür eşimin hiç bir yanlışını görmedim. Çekilecek çile bile değilken nasıl bu zamana kadar sabretti bana bilmem. Ve biz 2.5 yıl sonra da dünya evimize girdik. Aşkımızın meyvesini bile aldık hatta. ( Çilekle muz arası bişey ama en çok da lokum lokummm 😁)
Eşim gerçekten sevilmeyi hakeden biri. Ki bana göre herkes hakettiği yerde durmalı ne eksik ne fazla. Bu nedenle onu çok seviyorum. Biliyorum ki oda beni öğrendiği en güzel şekilde seviyor. Konuşmayı, hep yan yana olmayı, beraber gezmeyi çok seviyoruz. İşten eve koşarak gelmeside bir çok şeyin kanıtı bana göre. Kişilerin sevgisinden çok çabuk şüphe ederken böyle bir adamın güveninden şüphe duymayacağım kadar net bana karşı. Bence gökyüzüne ettiğim dualarımın yeryüzündeki adı eşim. İyi ki terslediğimde beni bırakmamış da onu tanımışım... ( blaa blaa döktürmüşüm yine. 😂)
Bu saçma hikayede böyle sürer gider. Gel gelelim masalımızın sonuna. Sevenler erdi muradına sizde çıkıverin gari kerevetinize yiter...😁
Kişisel blog- Annesinin Prensesi 🌈
Share This :


comment 0 yorum
more_vert