Bazen tükenirsin. Ne susmak ne konuşmak gelir içinden. Sadece gitmek gelir. Yeri ve zamanı önemsiz kayıp şehirlere...
Ne olursa olsun, hayat sizi hangi kadere sürüklerse sürüklesin, çaresizliğin esaretiyle iki büklüm dururken eğilen başınıza inat yaşamayı seçin...
SEVERKEN ÖLDÜ İNSANLIK !
Uçurumun kıyısndaki intihar gibiydi
Bir kadının erkeğe sessizliği
Siyahını geceye
Pembesini panjuruna vermişken
Beyazını gelinliğine değil
kefenine sarmalayacaktı sözleri...
Giderken " Sana inat değil
Hayata inat öleceğim.
Ruhumun her bir parçasıyla birlikte
Seni de götüreceğim yakıp yıktığın yerlere."
Diyebilmekti oysa en büyük tesellisi.
Ah bir görebilseydi suratına kapanan kalbini
Alay ederken halay çeken gözlerini.
"Seni hala seviyorum" u kaçırabilirdi belkide dudakları
Ama o susturacaktı herkesi ve herşeyi.
Ve o an delip geçtiği sessizliği gibi
Maziye gömülecekti.
Bir mezar taşı ve üstünde
" Severken öldü insanlık "yazarken
İnsan olmayı beceremeyenden bir fatiha gelirdi belki.
Yada nefretle arkasından sövecekti.
" Amann " dedi sonra " Ne fark eder ki ?
Sek içilen cümleler işte.
Benim gibi yalnızlığıyla maskelenmiş.
Bir sürü güzel anıyla perdelenmiş sadece."
Ve her kelime anlamıyla savaşırken
Bir kadın daha ölecekti.
Kişisel blog- Annesinin Prensesi 🌈
Share This :


comment 0 yorum
more_vert