Hayatın anlamını sorgularız ya bazen. Hani içimiz içimizi yer cevabını bulamadık diye. Yada bazen sebepsiz dertler bulup sonra da bak benim de derdim var edasıyla gezeriz ya ortalıklarda. Hayır efendim en büyük dert ölmekmiş. Selanı hoparlörden dinlerken sevdiklerinin haykırışlarına dur diyememekmiş.
Hayat sadece bir varmış bir yokmuş işte. Masal gibi başlıyorsun hayata doğdum büyüdüm bak şimdi de ölüyorum. Sizin en büyük derdiniz aşk mı, para mı, yoksa o ne dedi bu ne dedi mi sahiden? Peki siz hayatınız boyunca hiç öldünüz mü ki? Ölenle ölmediyseniz bilemezsiniz...
Çok sevdiğiniz biri öldüğünde de aklınıza o kocaman kocaman dertleriniz geliyor mu? Gelmiyor tabi ki. Belki de Rabb'im ölümü bu nedenle vermiştir. Dert saydıklarımızı dertten görmeyelim diye.
Az önce bir yakınımızın vefat haberini aldık. ( Kim diye sormayın. Ben bilmem öyle kim kimin nesi kimin fesi. Sadece çok sevdiğim yengemdi işte. Daha 50 sinde bir kadın) Astımdan dolayı kalbi ve solunumu durmuştu. İki hafta yoğun bakımda kaldıktan sonra bugün Rabb'imin rahmetine kavuşmuş. Daha ailesinin bile haberi yok. Annemi arayıp sen haberden önce git senden başkası altından kalkamaz Cemile yenge dediler. Ablamla annem de apar topar gittiler.
Ben mi ne yapıyorum. Çocukların başına oturmuş ölümü sorguluyorum. Değer mi insanların küsmelerine, birbirlerini kırmalarına? İnsanların kıymetini anlamak için illa ölmeleri mi gerekiyor yani? Bakmayın Dünya'nın öyle yere göğe sığmadığına kişinin toprağa girdiği boydaymış Dünya.
Allah'ım rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah...
İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun
(ŞÜPHESİZ BİR ALLAH'TAN GELDİK VE ONA DÖNECEĞİZ)
Kişisel blog- Annesinin Prensesi 🌈
Share This :


comment 0 yorum
more_vert